📞 Bilgi ve Randevu: +90 546 767 55 22
WhatsAppWhatsApp InstagramInstagram FacebookFacebook E-postamimdent34@gmail.com
Mimdent LogoMİMDENT

Sıkça Sorulan Sorular

Genel olarak 6 ayda bir diş hekimi kontrolü önerilir. Bu kontroller sayesinde çürükler, diş eti hastalıkları ve ağız içindeki diğer problemler erken dönemde tespit edilebilir. Erken teşhis, hem daha kolay hem de daha ekonomik bir tedavi süreci sağlar.

Hayır, diş taşı temizliği dişlere zarar vermez. Aksine, diş eti hastalıklarını önlemek için gereklidir. Temizlik sonrası hissedilen hassasiyet geçicidir ve kısa sürede kaybolur. Düzenli diş taşı temizliği, diş kaybı riskini önemli ölçüde azaltır.

Etkili bir diş fırçalama işlemi en az 2 dakika sürmelidir. Günde iki kez, doğru teknikle fırçalama ve diş ipi kullanımı ağız sağlığının temelidir.

Ağız kokusu çoğunlukla diş eti hastalıkları, çürükler veya dil yüzeyindeki bakterilerden kaynaklanır. Düzenli ağız bakımı ve profesyonel diş hekimi kontrolleri ağız kokusunu büyük ölçüde önler.

Evet, mutlaka gidilmelidir. Diş ağrısının geçmesi, sorunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Altta yatan enfeksiyon ilerleyebilir ve daha ciddi sorunlara yol açabilir.

Dolgu sonrası kısa süreli hassasiyet görülebilir. Bu durum genellikle birkaç gün içinde geçer. Hassasiyet uzun sürerse veya şiddetlenirse dolgunun kontrol edilmesi gerekebilir.

Hamileliğin özellikle 2. trimester döneminde birçok diş tedavisi güvenle yapılabilir. Ertelenen diş problemleri anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle diş hekimi mutlaka bilgilendirilmelidir.

İmplant tedavisi lokal anestezi altında yapılır ve işlem sırasında ağrı hissedilmez. Sonrasında oluşabilecek hafif ağrılar ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.

İmplant tedavisi, genel sağlık durumu uygun olan çoğu hastaya uygulanabilir. Ancak yeterli kemik yapısı ve iyi bir ağız hijyeni önemlidir. Gerekli durumlarda kemik grefti gibi ek işlemlerle implant tedavisi başarıyla gerçekleştirilebilir.

Düzenli ağız bakımı ve diş hekimi kontrolleri ile implantlar ömür boyu kullanılabilir.

Uygulanan tedavilere ve ağız bakımına bağlı olarak gülüş tasarımı uzun yıllar kalıcılığını korur.

Tedavinin kapsamına göre birkaç seansta ya da birkaç hafta içinde tamamlanabilir.

Hayır. Estetikle birlikte çiğneme ve konuşma fonksiyonlarını da iyileştirir.

Günümüz modern teknikleri ve lokal anestezi sayesinde kanal tedavisi ağrısız bir işlemdir. İşlem sonrası hafif bir hassasiyet olabilir ancak bu durum genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Kanal tedavisi, dişi çekmeden kurtarmanın en etkili yoludur.

Doğru yapılan bir kanal tedavisi sonrası dişte tekrar ağrı oluşması beklenmez.

Çoğu vakada kanal tedavisi 1 veya 2 seansta tamamlanır.

Mümkün olan her durumda dişi ağızda tutmak, çekime göre daha avantajlıdır.

Diş beyazlatma işlemi kalıcı değildir ancak uzun süre etkisini koruyabilir. Çay, kahve, sigara gibi renklendirici alışkanlıklar beyazlığın süresini etkiler. Düzenli ağız bakımı ve hekim önerilerine uyulduğunda beyazlık 1–2 yıl boyunca korunabilir.

Uzman diş hekimi tarafından uygulandığında diş minesine zarar vermez.

Hamileler, emzirenler ve ciddi diş hassasiyeti olan kişiler için uygun olmayabilir.

Evet, ortodontik tedavi çocuklar ve yetişkinler için uygundur.

Tedavi süresi genellikle 12–24 ay arasında değişir.

Diş yapısına göre değişir. En doğru karar muayene sonrası verilir.

Çocuklar, ilk dişleri sürdükten sonra veya en geç 1 yaşında diş hekimi kontrolüne getirilmelidir. Erken yaşta diş hekimiyle tanışmak, çocuklarda diş hekimi korkusunun oluşmasını engeller ve ağız sağlığı bilincini artırır.

Evet. Süt dişleri, daimi dişlerin sağlıklı gelişimi için büyük önem taşır.

Uygun dozlarda ve uzman kontrolünde uygulandığında güvenlidir.

Hayır, diş eti kanaması normal değildir. Genellikle diş eti iltihabının (gingivitis) belirtisidir. Düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımına rağmen kanama devam ediyorsa mutlaka diş hekimine başvurulmalıdır.

Erken evrede ilerlemesi durdurulabilir, ileri vakalarda cerrahi gerekebilir.

Evet, diş eti hastalıkları ağız kokusunun en yaygın nedenlerinden biridir.

Güncel materyallerle doğal dişe çok yakın estetik elde edilir.

İlk başta alışma süreci olabilir, zamanla rahatlıkla kullanılır.

Zirkonyum ve porselen kaplamalar, dişlerde estetik ve fonksiyonel iyileştirme amacıyla en sık tercih edilen iki kaplama türüdür. Hangisinin daha uygun olduğu; dişin konumu, hastanın beklentileri ve ağız yapısına göre değişir.

WhatsApp